Reklam , Reklam Ajansları , Reklam Şirketleri , Reklam Firmaları , Reklamcılar

 Türkiyede Reklamcılık Sektörü  |  Dünyada Reklamcılık Sektörü  |  Reklamcılar Derneği  |  Reklam Yaratıcıları Derneği  |  ARED  |  İnternet Reklamcılığı  |  Matbaacılık  |  Ofset Baskı

 Reklam nedir Reklam nedir  Reklamın Önemi Reklamın Önemi  Reklamın Etkileri Reklamın Etkileri  Reklamın Çeşitleri Reklamın Çeşitleri  Promosyon nedir Promosyon nedir  Marka nedir Marka nedir  Markalaşma Markalaşma nedir  Logo nedir Logo Hakkında
 e-Reklam e-Reklam  e-Ticaret e-Ticaret  Mail Reklam , e-Mailing Mail Reklam  Sponsor Bağlantı Sponsor Bağlantı  Banner Reklamlar Banner Reklamlar  Background Reklam Background Reklam   Text Link Reklam  Toplu SMS Gönderimi Toplu SMS Gönderimi
 Plastik Levhalar Plastik Levhalar  PVC Levhalar PVC Levhalar  Fotoblok Fotoblok   Pleksi Tabelalar   Işıklı Tabela   Işıksız Tabela  Folyo Folyo   Polikarbon Tabela
  Neon Tabela   Duvar ve Çatı Reklam   Bilboard Reklamlar   Araç Giydirme Reklam   Matbaa nedir   Baskı nedir   Baskı Çeşitleri   Baskı İşlemleri
  Grafik Tasarım   Katalog   Dergi   Broşür   Web Tasarımı   Ambalaj Sanayi   Video Streaming   Amblem nedir
REKLAM FİRMALARI
Reklam Ajansları Reklam Ajansları
Prodüksiyon Şirketleri Prodüksiyon Şirketleri
Casting Şirketleri Casting Şirketleri
Web Tasarımı Firmaları Web Tasarımı Firmaları
Hosting Firmaları Hosting Firmaları
Matbaa Firmaları Matbaa Firmaları
Etiket Firmaları Etiket Firmaları
Serigrafçılar Serigrafçılar
Promosyon Firmaları Promosyon Firmaları
Tabela Firmaları Tabela Firmaları
Ambalaj Firmaları Ambalaj Firmaları
Basımevleri Basımevleri
Ofset Baskı Firmaları Ofset Baskı Firmaları
Koli Firmaları Koli Firmaları
Kağıt Firmaları Kağıt Firmaları
Matbaa Yedek Parçacıları Matbaa Yedek Parçacıları
Matbaa Makinacıları Matbaa Makinacıları
Davetiyeciler Davetiyeciler
Kartvizit Firmaları Kartvizit Firmaları
   

Reklamın Etkileri


Reklamın Etkileri

Reklamlar
gündelik yaşantımızın adeta bir parçası durumuna gelmişlerdir. Bu durum, reklamın, ekonomik, toplumsal etkileri ve yararlı olup olmadığı tartışmalarını da beraberinde getirmiştir. Reklam üzerindeki bu tartışmalara ekonomistler, işletmeciler, pazarlamacılar, reklamcılar vb. yanı sıra siyasetçiler, tüketiciler, sosyologlar, psikologlar, tıp adamları vb.nin de katıldıkları görülmektedir. Sonuçta da reklamın denetlenmesi, sınırlandırılması ve hatta zaman zaman yasaklanması dahi söz konusu olabilmektedir.

Reklam yoluyla insanların doğal arzularının tahrip edildiği, gereksinim duymadıkları şeyleri satın almaya yönlendirildikleri, gereksinim duydukları ürünler hakkında ise yanlış bilgilendirildikleri, duygularıyla oynandığı, reklam bombardımanıyla bıkkınlık yaratıldığı, ekonomik kaynakların boşa harcandığı, reklamın maliyetleri arttırdığı ve dolayısıyla fiyat artışlarına neden olduğu, ağır reklam giderleri nedeniyle yeni işletmelerin pazara girme özgürlüklerinin engellendiği ve taraflı reklamlarla belli marka ürünlere bağımlılık yaratılarak rekabete yer vermeyen pazar durumları sonucu tekelleşme yaratıldığı vb. ileri sürülmektedir. Buna karşılık reklamın talep yaratarak ve var olan talebi arttırarak üretim artışına neden olduğu, ve bunun bir sonucu olarak da istihdamın ve refah düzeyinin yükselmesine, diğer bir sonucu olarak birim maliyetlerini düşürerek ve rekabet ortamını canlandırarak fiyat indirimlerine yol açtığı, yeniliklerin çoğalmasına, ürün türlerinin artmasına, kalitenin yükselmesine katkıda bulunduğu, tüketicilere çeşitli alternatifler arasından seçim yapma olanağı verdiği, bilgilendirici ve eğlendirici olduğu da bir gerçektir.

Reklama getirilen en önemli eleştirilerden biri de sosyal gruplar arasında kıskançlık yarattığı ve bu kıskançlığı körüklediğidir. İşsiz ve dar gelirli insan sayısının yüksek olduğu ülkemizde lüks tüketim mallarının reklamlarının yapılması toplumsal açıdan sakıncalı bulunmaktadır. Oysa bu tür ürünlerin reklamı yapılsın ya da yapılmasın sosyal gruplar arasındaki farklılıklar her zaman olacaktır. Bunun yanı sıra reklamın sosyal gruplar arası refah farkını azaltıcı etkileri olduğu da yadsınamaz bir gerçektir.

Reklamın kültürü ve dili yozlaştırdığı, çocukları olumsuz yönde etkileyerek gerçekte gereksinimleri olmayan ürünlere yönelttiği, anne ve babaları zor durumda bıraktığı, kötü beslenme alışkanlıkları yaratarak sağlıklarını bozduğu, onların doğal saflıklarını ve bağlılık duygularını istismar ettiği, reklamda kadın unsurunun ise ya sadece cinsel obje ya da ev hanımı şeklinde kullanıldığı, ev işinden başka bir şeyden anlamayan bireyler olarak sunuldukları da ileri sürülmektedir. Bu tür eleştirilere karşılık olarak reklamcılar da kendilerini şöyle savunmaktadırlar; reklam ana işlevi gereği anlaşılır olmak zorundadır. Bu nedenle reklamda halkın konuştuğu dile yer verilmelidir. Reklamdaki kelime oyunları ise, reklamı canlı ve eğlendirici kılma amacıyla yapılmaktadır. Çocukların reklamdan etkilenmeleri ise kısa süreli ve geçicidir. Çocuklar reklamlardan çok yaşıtlarından, mağaza vitrinlerinden, market raflarındaki çekici ambalajlı ürünlerden vb. etkilenmektedirler ve çevrelerindeki büyüklere, aile bireylerine özenme çocuklarda istek yaratan unsurlardır. Çocukları istismar etmeye yönelik reklamlar zaten bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli düzenlemelerle denetim altındadır. Çocukların beslenme alışkanlıkları ile ilgili esas sorun ise, reklama değil aileye ve eğitim sistemine aittir. Reklamda kadın unsurunun kullanılması ise, özellikle tüketim ürünlerinin satın alınmasında marka tercihini ve alış verişi yapanın ev kadını olmasından kaynaklanır.

Reklam yararlıdır ya da zararlıdır diye kesin bir yargıya varmak yanlıştır. Bu durum adam öldürdü diye katili değil, silahı yargılamaya benzer. Çünkü reklam bir araçtır ve onu iyiye ya da kötüye kullanmak bizlerin elindedir. Uyuşturucu ile mücadele, aile planlaması, trafik eğitimi, çevre temizliği, okuma alışkanlığı vb. pek çok sosyal kampanyanın başarıya ulaşmasında reklamın ne kadar önemli bir rol oynadığı göz ardı edilmemelidir. O halde reklamcı ekonomik sorumluluğunun yanı sıra toplumsal sorumluluğun da bilincine vararak, mesleğine saygınlık kazandırmak ve bunu devam ettirmek üzere uzun vadede toplumun yaşam kalitesini yükseltici yönde uğraş vermelidir. Bunu yaparken de toplum koşullarına uygun, çağdaş toplumsal ve ahlaki sorumluluk düşüncesi geliştirmesi ve uygulaması kaçınılmaz olacaktır.
 

Web Stats