|
Matbaacılık sektörü, basılan
ürünün “malın kendisi” olduğu kitap ve dergi basımını saymazsak,
genel olarak pazarlama alanında hizmet vermektedir. Malını
satabilmek için, gerek basılı tanıtma araçları, gerekse ambalaj
aracılığıyla ona olumlu bir “imaj” kazandırmaya bugün eskisinden
daha çok ihtiyacı olan üretici, artık eski hizmetlerle
yetinemez. Evvelden bir ölçüye kadar prestij için yaptığı
pazarlama çalışmalarını, şimdi zorunlu olarak yapmaktadır.
Rekabetin daha çetin olduğu “alıcı piyasası”nda ayakta
kalabilmek için, daha iyi mal ya da hizmet üretmek ve ürettiğini
tüketiciye daha iyi tanıtmak gerekmektedir. Üretici bunu
sağlamak için önce kendi firmasının olanaklarını zorlayacak,
sonra kendi adına üretim yapan kuruluşlardan -bu arada matbaalardan
da- daha iyi hizmet isteyecektir. Üstelik, bu hizmetler için
yapacağı harcamaları da, artık daha iyi hesaplaması
gerekmektedir. Çünkü artık fiyat, eskisinden daha önemli bir
rekabet unsurudur ve pazarlama giderleri, eskiden olduğu gibi,
rahatlıkla satış fiyatına yansıtılamamaktadır. Belki pazarlama
harcamaları eskiye oranla artacak, bu da matbaacılık sektörüne
bir ölçüde canlılık getirecektir ama buna karşılık, bu sektörün
hizmetleri, gerek maliyet, gerekse kalite yönünden daha dikkatle
denetlenecektir.
Matbaa, bilginin çoğaltılarak yayılmasına imkân sağlayan
çok önemli bir buluştur. Kitap, dergi, gazete, afiş, ambalaj
gibi basılı malzemelerin tümü matbaacılık alanının ürünleridir.
Matbaacılık başta eğitim, iletişim, reklam olmak üzere
birçok alanla yakından ilişkilidir. Okullarda kullanılan ders
kitaplarından günlük gazetelere, iş yerlerinde kullanılan
evraklardan piyango biletlerine kadar bütün basılı malzemeler
matbaalarda üretilmektedir. İmalât sektöründeki ürün
ambalajlarının üretilmesi, etiket baskısının yapılması da
matbaacılığın çalışma alanlarıdır. Bilgisayar ve bilgi
teknolojileri alanındaki hızlı gelişim matbaacılığı da olumlu
yönde etkilemiştir. Geçmişte son derece ilkel koşullarda basım
işleri yapılırken, bugünün matbaaları teknolojik ortamlardır.
Bilgisayar kontrollü otomatik baskı makineleri sayesinde sadece
1 dakikada on binlerce baskı yapmak mümkündür. Hatta bazı
tesislerde aynı makinede baskı yapmak, basılan işi kesmek,
katlamak ve dikiş atmak sadece birkaç saat sürmektedir.
Matbaacılık tasarım, baskı öncesi, baskı ve baskı sonrası
bölümlerinden oluşur. Günlük yaşamda karşılaştığımız basılı
malzemeler kalabalık bir ekibin ortak çalışmasının ürünüdür. Tüm
birimlerde gerçekleştirilen işlemler, ayrı bir dikkat ve
titizlik gerektirir. Basımı yapılacak bir çalışmanın görsel
tasarımı çok iyi olsa bile, matbaada meydana gelecek bir hata
yüzünden, her şey çöpe gidebilir. Baskı makinesi bir kez
çalıştığında hiçbir hatanın geri dönüşü yoktur. Bu nedenle
matbaa işlemlerinin tümünde hazırlık aşaması çok önemlidir.
Türkiye’de matbaacılık alanının geçmişi Osmanlı dönemine kadar
uzanır. Bu alanın tüm dünyada hızlı bir biçimde ilerlemesi
ülkemize de yansımıştır. Bugün Türkiye’de dünya standartlarında
üretim yapan yüzlerce matbaa vardır. Aynı zamanda küçük ve orta
ölçekli, teknolojisi kısmen eski olan binlerce işletme de bu
alanda faaliyet göstermektedir.
Ülkemizde tüm sanayi dallarında kaydedilen gelişmeler
matbaacılık alanını da olumlu yönde etkilemiştir. Örneğin gıda
ve tekstil sektöründe gerçekleştirilen ihracatlar matbaacılık
alanındaki işletmelerin iş kapasitesini de arttırmıştır. Yeni
kazançlar yeni yatırımların yapılmasına olanak tanımıştır. Yeni
makineler ve profesyonel malzemeler kaliteli işler üretilmesini
beraberinde getirmiştir. Böyle bir ortamda da her işletmenin
makine parkını ve teknolojik donanımını yenilemesi neredeyse
zorunlu hâle gelmiştir. Rekabet edebilmek ve zorlu piyasa
koşullarında ayakta kalabilmek için bu alandaki işletmecilerin
yatırım yapması gerekir. Yeni baskı makinelerinin ustalıkla ve
verimli şekilde kullanılması da önemlidir. Dolayısıyla bu alanda
eğitimli ve nitelikli iş gücüne her zaman ihtiyaç duyulmaktadır.
Alandaki teknolojik gelişmeler üretim sürecini hızlandırmış ve
insan hatalarındaki riski azaltmıştır. Ancak, yine de bu alanda
insan faktörü ön plandadır; çünkü teknolojik aletleri kullanan
kişiler yine bu alanda yetişmiş meslek elemanlarıdır. Mesleğini
ciddiye alan, kendini geliştirmiş kişilerin ürettiği çalışmalar
ilk bakışta kendini belli eder. Geçmişte, bu alandaki meslekler
usta-çırak ilişkisiyle öğrenilirken günümüzde durum çok
farklıdır. Matbaacılık alanındaki teknolojinin hızla değiştiği
bu dönemde meslekî eğitimin önemi de artmıştır. Artık,
bilgisayar kullanmayan, otomatik makinelerin dilinden anlamayan
matbaa elemanlarının iş olanakları kısıtlıdır. Ülkemizde kamu
kurumları ve özel kuruluşlara ait birçok matbaa vardır. Bu
işletmelerin sayısı da giderek artmaktadır. Alandaki olumlu
gelişmeler matbaacılıkla ilgili mesleklerin geleceğinin parlak
olduğunun da göstergesidir.
Bilgisayar ve bilgi teknolojileri alanındaki hızlı gelişim
matbaacılığı da olumlu yönde etkilemiştir. Geçmişte son
derece ilkel koşullarda basım işleri yapılırken, bugünün
matbaaları teknolojik ortamlardır. Bilgisayar kontrollü otomatik
baskı makineleri sayesinde sadece 1 dakikada on binlerce baskı
yapmak mümkündür. Hatta bazı tesislerde aynı makinede baskı
yapmak, basılan işi kesmek, katlamak ve dikiş atmak sadece
birkaç saat sürmektedir. Matbaacılık tasarım, baskı öncesi,
baskı ve baskı sonrası bölümlerinden oluşur. Günlük yaşamda
karşılaştığımız basılı malzemeler kalabalık bir ekibin ortak
çalışmasının ürünüdür.
|